Sezona istediği gibi giremeyen, ardından vites büyülten ama hasarı hiç de az olmayan mağlubiyetler alan, sonrasında lideri Tamika Catchings'e kavuştuktan sonra performansını iyice yükselterek sezonu lider bitiren ve Türkiye Kupası'nı müzemize götüren takımımıza, Playoff öncesi oyuncu özelinde ve oyunumuzun iki genel hattını ele alarak bir bakış atalım.
Oyun Kurucular
Işıl Alben : Aynı sakatlığı iki dizinden de yaşamanın ne kadar zor olabileceğini açıklamaya gerek yok. Hafif bir burkulma da bile bir hafta doğru düzgün yürüyemeyen insan yapısı, bağ kopmasını iki kere geçirse, sahalara nasıl dönebileceğini az çok kestirmesi gerekir. Biz bunun yanlışına bariz bir şekilde düştük. Ancak burada tek yanlış bizde değil elbette, bu denli ciddi sakatlık yaşayan oyuncumuzun omzuna ağırlık yüklemek hatanın kendisidir yönetim bazında. Bu yükün omuzlarına bir anda yığılmasıyla kaptanın ilk başlarda ayakta kaldığını söyleyemem. Ancak Tamika geldikten sonra, her oyuncumuzda da olan pozitif etkiyi, eski günlerinden kesit sunan Işıl'da da izliyoruz, büyük mutlulukla. Oyunu kontrol edişi, korkusuzca penetre edişi müthiş rahatlık sağlıyor takımımıza. Bunun net örneğini kupadaki Botaş ve Fenerbahçe maçlarında gördük. Güvenini yeniden kazanmış bir oyuncu artık Işıl, Playoff'ta kendi performansını ve takımı daha ileriye götüreceği açık.
Doneeka Hodges : Ligi tanıması, Avrupa pasaportu sezon öncesi gayet güzel noktalardı Doneeka'ya baktığımızda. Ancak performansının aynı ölçüde olduğunu söylemek zor. Hem kontenjandan dolayı kendisini göstermekte zorlanıyordu, hem de takım olarak çizgimizin baya aşağısında geçirdiğimiz Avrupa sahnesinde ritmini bulamıyordu. Fakat Currie'nin sakatlanmasının ardından daha fazla şans bulan Doneeka, beklentimin üzerinde katkı sağlamaya başladı. Özellikle aklımda yer edinmiş bir Spartak maçı var ki, adeta takımı sırtında taşıyan isimdi. Oyuna kenardan gelerek takıma sağladığı tempo, sorumluluk alması oldukça mühim noktalar. Takımı oynatma konusunda aynı beceriyi göremiyoruz ancak skor açısından önemli bir güç. Bütün bu etmenleri toparladığımızda, Işıl'ın çıktığı sakatlık durumunu da göz önüne getirirsek, Doneeka'nın önemi daha da büyüyor. İlk başlarda iyi gözle bakmadığım bir gerçek ancak son dönemlerde kendisini sahada görmekten mutluluk duyuyorum.
Şutör Oyun Kurucular
Seimone Augustus : Bağ sorununun ardından boşa geçen bir sezon, ardından geçirilen hastalık. Bir sporcu için kolay şeyler değil. Hele ki bu sorunlar, gönüllerimizde adeta taht kuran Seimone'nin başına gelince müthiş üzücü oluyor elbette. Buradan ayağa kalkmakta kolay olmuyor. Sezon başında, oyununu sadece şuta odaklamış bir Seimone izliyorduk. Halbuki bizim tanıdığımız Seimone, yaptığı penetreler ile takıma büyük katkı sağlıyordu. Ancak bu denli tekrarlaması hiç de zor olmayan bir sakatlık geçirdikten sonra aklında tereddüt olmasını doğal karşılıyorum. Zaman geçtikçe eski performansına da yavaş yavaş yaklaştığını söyleyebilirim. Özellikle kupa serüveninde vitesi büyülten bir Seimone izledik. Takımın birinci skor opsiyonu mu, hayır. Ancak takımın genel tablosuna baktığımızda, skor olarak patlama yapabilecek en önemli oyuncu Seimone. Son maçlarda savunmada da iyi işler ortaya koymaya başladı. Tamika'nın gelmesiyle beraber 2 numaraya geçmesi onu büyük rahatlattı kuşkusuz. Fizik avantajını iyi kullanarak takımın gücünü katlıyor.
Tuğba Palazoğlu : Oyuncuların görev tanımı iyi çizilmesi gerekir. Saha içerisinde yapabildiklerinin farkında olan her oyuncu, çizgisini bilerek oynadığında takıma müthiş katkılar sağlar. Tuğba sahaya girdiğinde savunmaya enerji katacak, hücumda da ceza şutlarını değerlendirmesiyle görürsek, takıma katkısı maksimuma çıkacaktır. Fakat bu portrenin dışına çıktığı bir çok maçı da hatırlıyoruz. Kendi kabiliyetlerini ve Ceyhun hocanın direktiflerinin dışına çıkmadığı takdirde, Tuğba benchten iyi verim verecektir.
Nihan Anaz : Kadroda tecrübeli oyuncu bulundurmanın faydası çoktur. Nihan, yılların ona kattığı değerlerle sahada oldukça mühim noktalara katkı yapabiliyor. Özellikle takımın Avrupa sahnesinde oynadığı son maçlarda, kenardan gelerek ayakta kalabilen nadir isimlerden biri oldu. Açıkçası bu sezon ki performanslara baktığımızda, Tuğba'dan çok Nihan'ın sahada kalması gerektiğini düşünüyorum. Hem skor potansiyeli olarak, hem de takımı kontrol altında tutabilme açısından daha olumlu etki bırakabilen bir oyuncu kesinlikle Tuğba'ya nazaran. Yine de bulabileceği sürelerin kısıtlı olacağı gerçek ama kadro derinliğini sağlayan oyuncuların başında geliyor.
Kısa Forvetler
Tamika Catchings : Onu anlatmaya çalışsam, kelimeler yeterli olabilir mi? Hiç sanmıyorum. Şöyle bir bakıyoruz, geleli daha 6 maç oldu ancak takıma kattığı değer, bir sezonda çıkabileceğimiz seviyeden bile daha yüksek. Takımın lideri olması, yaptığı savunma, hücumda sorumluluk alarak sırtladığı skor potansiyelimiz ve akıl almaz mücadelesi. Hepsini bir arada yapan oyuncu sayısı gerçekten çok az Dünya'da ve bu oyunculardan biri de bizim bünyemizde. Her şeyi bir kenara bıraktığımızda bu şansa sahip olmamızdan bile büyük mutluluk duymalıyız. Taraflı/tarafsız her tarafta artık ''efsane'' statüsüne kavuşan Tamika ile söyleyebileceğim tek cümle var, kadromuzda şampiyonluk yolundaki kaderimize en büyük etkiyi yapacak oyuncumuz.
Gülşah Gümüşay : Genç oyuncumuzdan beklediğim katkı daha fazlaydı açıkçası, ilk başta bunu söylemek istiyorum. Ancak hem sezon başında yaşadığı sakatlık, hem de tecrübe eksiğini bu beklentimin aşağısında kalan performansında büyük etkisi var. Sakatlığını atlattıktan sonra hala fit hale gelebildiğini söylemek güç ancak son maçlarda şut yeteneğini konuşturduğu bir çok pozisyona şahit olduk. Alabileceği süreler aynı Nihan'da olacağı gibi kısıtlı olacaktır ancak karşımızda, bu sene görmeye alışık olduğumuz içeriye gömülen savunmalar oldukça Gülşah'ın önüne bir çok önemli fırsat gelecektir. Bu fırsatları iyi kullanabilecek mi, emin olamıyorum fakat geleceğimizi düşündüğümde üzerine yatırım yapmanın gereği ortaya çıkıyor. Az süre bulacaktır bir çok maçta, konsantrasyonunu aynı çizgide devam ettirirse, herkesin aklında yer edineceği performanslara imzasını atabilecek kapasitede.
Forvetler
Bahar Çağlar : Geride bıraktığımız koca bir sezon, Avrupa sahnesi ve kupa maceramız var. Bu uzun süreçte, oyununu daha üstlere taşıyabileceğine dair duyduğum en büyük inanç Bahar'a aitti. Bu inancı bu sene görebildiğimi söyleyemeyeceğim üzüntüyle. Kötü oynadığını iddia etmiyorum kesinlikle fakat sahada bugünkü görüntüsünden çok daha etkili bir Bahar görebiliriz. Hem şut özelliği, hem de fiziğiyle birleştirdiği hızı onu muazzam bir oyuncu olma yoluna sürüklüyor. Bu özelliklerini harmanlaması elbette kolay değil. Takımın ivmelendiği bir dönem içerisindeyiz, Bahar'da gittikçe daha iyi oynuyor. Benim inancım, daha iyi bir Bahar görmek. Bu sene bir çok maçta faul problemine çok erken girdi, bunun üzerinde de durmak gerekiyor. Nitekim oldukça canımızı acıtabilir bu detay.
Melisa Can : Geçen senenin sayı kralı olması, devşirme olması gibi etmenler ondan beklenilen katkıların fazlalaşmasına sebep oldu doğal olarak. Ancak Melisa üzerindeki beklentilerimizi doğru belirlemek gerekir. Sezonun başında - herkesin içinde olduğu gibi - iyi oynadığını kimse iddia edemez. Hatta bu olumsuz tablonun aşırı dikkat çektiği maçlar da vardı sezon içerisinde ama son dönemlerimizde bu tablonun 180 derece ters döndüğünü rahatlıkla söyleyebilirim. Gintare'nin kadro dışı kalmasıyla sorumlulukları daha da artan Melisa, kenardan gelerek takıma hem enerji, hem de skor katkısı sağlıyor. Özellikle son kupa maçlarımızda görmeye alıştığımız ikili oyunlardan sonra orta mesafe şutlarını imza haline getirdi. Bütün katkılarını bir kenara koyduğumda benim için en önemli noktası, saha içinde gösterdiği mücadeledir. Şampiyonluk yolunda sürpriz, ama önemli katkılardan birinin Melisa'dan geleceğini düşünüyorum.
Pivot
Sylvia Fowles : Yıllardır pota altında bu kadar güçlü bir oyuncunun eksikliğini fazlasıyla yaşadık. Geride bıraktığımız bu süreçte Sylvia, yılların içimizde bıraktığı eksikliği fazlasıyla doldurdu kesinlikle. Gelişi, takıma uyum sağlaması, Tamika'nın gelişinden sonra maksimum seviye çıkması.. Kısa oyuncularımız tarafından iyi beslendiği takdirde, hiç bir takımın karşısında durabileceğini düşünmüyorum. Bu güveni bize bir çok defa gösterdi Syl. Hücuma geldiğimizde mutlaka ama mutlaka akılda ilk tercih olması gerekiyor. Oyununun yanında, kazanılan kupa sonrası taraftar ile de bütünleşmesi de ayrı bir mutluluk, eklemeden geçmeyelim.
Farkında olanlar, Yasemen ve Gintare'den bahsetmediğimi anlarlar. Bundan sonra kadroda olmayacak iki ismi değerlendirmenin bir mantığı olmazdı elbette. Oyuncu özelinden çıkıp şimdide oyunumuzun iki yönüne bir bakış atalım.
Hücum
Sezonu lider tamamlayan takımımızın hücum performansını, Tamika'dan önce ve Tamika'dan sonra ayırmak doğru olacaktır. Tamika'dan önce hücumda çizgisini sürekli hale getiremeyen, karşısında gördüğü sert savunma karşısında kontrolü çok çabuk kaybedebilen, tercihlerini doğru belirleyemeyen bir takım vardı. Bazı maçlarda iyi ritm tutturarak etkili hücum yaptığımız kaçamayacağımız bir gerçek ancak devamının gelmeyeceğinden çok emindik. Nitekim bir maçı diğer maçına tutmayan, dengesiz bir yapı ortaya çıkmıştı. Bu sorunu en çok da Avrupa sahnesinde gördük. Kadrosunda Seimone ve Sylvia gibi her an skor yapabilecek iki oyuncusu bulunan takım, 50 sayıyı bulmakta zorlanıyordu. Bu kötü tablodan çıkışımız, beklenildiği üzere Tamika hamlesinden sonra oldu. Tamika'nın da kadroya katılmasıyla beraber, doğru hücumlara daha çok başvuran, elindeki Sylvia Fowles gücünü daha fazla hatırlayan, ki burası en önemli nokta kesinlikle, maç oynanırken bizlere bu sezon hiç veremediği güveni gösteren takım ortaya çıktı. Bunun en net örneğini ise F.bahçe maçında gördük. Skorda bir ara 9 sayı geriye düşse de takımımız, geriye döneceğine dair inancı hepimize yerleştirmişti. Nitekim dönüşümüzü de yaptık ve adımızı finale yazdırdık. Bu toparlanan hücum gücünü ise farklı bir noktaya bağlamak istiyorum, mücadele. Yaptığı kötü bir tercihten sonra bile mücadele ederek topu kazanmak için inanılmaz çaba harcıyor takımımız. Bu mücadelenin getirdiği ekstra sayıların ne kadar mühim olduğu son maçlarda da ortaya çıktı.
En doğru tercihimiz, topu pota altına indirmek. Bunun ne kadar doğru olduğunu, Sylvia'ya giden her topu hafızamıza getirerek anlayabiliriz kolaylıkla. Dışarıdan kendi becerisi ile sayıya gidecek oyuncularımız mevcut. Ancak son maçlarla birlikte kazandığımız inatçı özellik, hücum ribaundları ile birlikte müthiş ekstra katkılar sağlıyor hücumumuza.
Savunma
Aynı hücumda olduğu gibi kötü tablonun sezon başında savunmamızda olduğunun da altını çizmek gerekir. Hatta sorunun savunma kısmında daha belirgin olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Karşısında iyi değil, vasat çizgi de bir hücum performansına karşı etkin savunma yaptığımızı söyleyemiyoruz başlangıç kısmımız ile ilgili. Ancak sezonun sonlarına doğru mücadele gücü artan ve beraberinde daha etkili savunma yapan takımımız ortaya çıkmaya başladı. Özellikle Tamika'nın gelişinin ardından mücadele gücü en üst seviyeye çıkan takımımız, rakiplerine karşın net üstünlük kuruyor.
-------------
İlk yazımız Sarayın Sultanlarına ait olacakmış, hayırlı olması dileğiyle. Şampiyonluğun en büyük adayı olan takımımıza Playoff öncesi başarılar diliyorum..
Yükseliyor sesimiz!