11 Nisan 2011 Pazartesi

Galatasaraylı Umutsuzluğa Düşmez | 74-77


Galatasaraylı olmak kolay bir şey değil, her açıdan. Bu sene futbolda yerin dibine girdik ama demiştik ya bir kere, '' Cimbom başı dik yürür' diye, işte o cümlenin hakkını verecek günlere gelmiş bulunuyoruz ama farklı branşta. O cümlenin hakkını aslında dünde biraz verdik ancak çoğalarak devam etmesi gerekiyor. Başlangıcından değil, sonundan girelim maça, en önemli dakikalardan. Karşındaki ekip, sezon boyunca sana 4 yenilgi yaşatmış, - ki bu mağlubiyetlerin tahribatı önemli düzeyde - son yıllarda sana büyük üstünlük sağlamış ve şampiyonluğa bu kadar yakın olduğun bir sezonda, 10000 seyirci karşısında son 3 dakikaya 14 sayı önde giriyor. Benim ve çevremdeki her insanın da içinde düştüğü umutsuzluğu kelimeler ile anlatamam. Tam o anda, rotasyonda az süre bulan Gülşah kıvılcımı yakıyor, savunmada Sylvia efsanesi Tamika'nın öcünü alıyor ve fark 1'e kadar düşüyor. İşte o anda; maçın öncesi, diğer maçların bir anlamı da kalmıyor benim açımdan. Gözlerim de yaş, heyecandan tezahürat yapmamı engelleyecek o duygu, bu takımın şampiyonluğu alacağına o kadar inandırıyor ki..

Evet son topu, 1-0 önce geçme fırsatını teptiğimiz andan bahsetmedim. O an içime oturan o acının hala geçmediği anlardayım. Ancak spor bu en başta, hatalar her zaman olacaktır. Fakat içimdeki eleştiri yapmayı seven Arca, neden son topu daha iyi bir şekilde kullanamadık diyor ama susturuyorum hemen. Biliyorum ki bu takımın her oyuncusu, ben dün salondan yarım saat yerimden kalkamazken yaşadığım duyguların aynılarını yaşadılar, belki de daha fazlasıyla. Biliyorum ki bu oyuncular dün kaybettikleri maçın acısını çıkartacaklar, her nedenine hem de, en çokta skorda gerideyken gülen hakemlerden.

Son söz, teknik detayın kaldıramayacağı bir seri bu. Diyorum ya, o geri dönüşü yaptığımız seride tezahürat yapamadık, alkışlayamadık bu güzel takımı. Gözlerimizde yaş, içinde bulunduğum karmaşık duygular öylece oturtturdu beni o koltuğa. Şampiyonluk yolunun ne kadar zorlu olacağını daha ilk maçta gördük ama inancımızı bir gram yitirdik mi, asla! Başlıkta da yazdım, Galatasaraylı umutsuzluğa asla düşmez. 1-0 öne geçmek elbette önemli bir avantaj, saha avantajını elde etmek de öyle. Ancak Galatasaray bu, aynı maçtan sonra Işıl'ın da dediği gibi, zoru çok daha iyi becerebiliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Son Maç:
Olin Edirne 76 - Galatasaray 75

Sıradaki:
7 Mayıs 2011
15:00 / Abdi İpekçi SS
Galatasaray - Antalya Bşb
Son Maç:
Fenerbahçe 91 - Galatasaray 86

Sıradaki:

Son Maç:
Cadbury Kent Engelliler 49 - Galatasaray 80

Sıradaki:
15 Mayıs 2011
Ahmet Cömert SS
Galatasaray - Saran Anadolu
© 2011 Parkede Sarı Kırmızı. Kaynak belirterek ve yazıya link verilerek alıntı yapılabilir.